WEB SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ   

KREDİ KARTI GEÇERLİ        

ANGAY

KAKTÜS

  Taner ANGAY

 

ANA SAYFA > BAKIMLARI

Kaktüs hakkında konuşulduğunda büyük çoğunluğun söylediği “Ben kaktüse bakamıyorum, çürütüyorum” oluyor. Aslında bütün bitkiler içinde bakımı en kolay olanlar, bazı istisnalarıyla kaktüsler ve diğer sukkulentlerdir. Bir bitkinin iyi gelişmesini ve bol çiçek açmasını sağlamak için yapılacak şey fiziki ve kimyasal şartları onun doğal ortamına yaklaşık olarak uydurmaktır. Bunun için de hemen hepsine uygulanabilecek aşağıdaki tavsiyeleri dikkatle okumalısınız:

IŞIK: Kaktüs ve diğer sukkulentlerin büyük bir kısmının bol gün ışığına ihtiyacı vardır. Bu yüzden bir evin kuzeye bakan balkon veya penceresinde hiç kaktüs ve diğer sukkulent yetiştirmeyi denemeyin. Buralarda olsa olsa bazı tropik bölge sukkulentleri yetiştirilebilir fakat çiçek açmayabilirler. En uygun yer bol güneş alan yerlerdir. Bu bitkileri pencereden uzak yerlere koymayın. En iyi yer pencere önü veya balkonlardır. Ancak yaz sıcaklarında öğleyin direkt güneş ışığından koruyun. Leş kaktüsü denilenler genellikle yarı gölgeyi tercih ederler.

ISI: Kaktüsler ve diğer sukkulentler sıcak sever. Yazın ısının 40 dereceyi geçmemesine dikkat edin. Yüksek sıcaklıklarda büyüme durur, hatta 50 dereceden sonra bitkiler ısı şokuna girebilirler.Kaktüslerin büyük çoğunluğu sulamamak şartıyla kışın soğuğa dayanıklıdır. Tropikal bölge kaktüsleri kışın da 15 derecenin altına düşmemeli ve ara sıra az su da verilmelidir. Leş kaktüsleri kışın soğukta kalmamalı.

TOPRAK: Her ne kadar herkesin bir toprak formülü olsa da çiçek toprağı ve kalın kum karışımı veya bizim senelerdir başarıyla kullandığımız torf-pomza veya torf-lava kumu karışımı kullanılabilir. Ne kullanırsanız kullanın, toprağın çok geçirgen olması önemli. Bir de eğer torf-pomza karışımı kullanıyorsanız her sulamada bol iz elementli suni gübreden vermeniz gerekir. Tabii toprak kullanırsanız, bu toprağın fazla kireçli olmamasına dikkat etmelisiniz.

SU: En iyi su doğada bu bitkilerin sulandığı yağmur suyudur. Ama yağmur suyunu depolama imkanını sağlamak zor iş. Şehir suyu veya yer altı suyu kullanırsanız suyun içindeki mineraller önem kazanıyor. Bitki ne kadar küçükse bazı minerallerin fazlalığı bitkiye zarar verebilir. Kalsiyum (Ca), Sodyum (Na), Magnezyum (Mg) doğal suda bulunabilecek, fazlası zararlı olan mineraller. Kalsiyum ve Magnezyum oksitleri suyun sertliğini meydana getirirler. Optimal su sertliği 5-6 Alman sertliği veya 8-9 Fransız sertliği olmalıdır. Akdenizde Toroslar genç dağlar olduğu için bünyesinde bulunan kireç bölge suyunu etkilemekte ve su sertliği 30 Alman sertliğine çıkabilmektedir. Şehir suyunun sertliğini Belediyeden öğrenebilirsiniz. Hazırladığınız çaydan artan suyu bir yerde biriktirip bekletin, sertliği bir miktar azalmış olacaktır. Eğer kaktüslerin sayısı fazla değilse pet şişe suyu da kullanabilirsiniz (sertliğini kontrol edin.)

HAVA: Sukkulent bitkiler doğadaki ortamlarında uzun süreli nemli havaya alışmamışlardır. En kötüsü de hem nemli hem de havasız bir ortamdır. Don olasılığı kalmayınca (İlkbahar-Yaz-Sonbahar) kaktüsler için en güzel yer balkondur. Kapalı yerdeki bitkilerinizi ılık havalarda bolca havalandırınız.

GÜBRE: Gübre deyince aklımıza hemen hayvan gübresi gelir. Sakın bitkilerinize hayvan gübresi vermeyin, zarar görebilirler. Sukkulent bitkilere verilecek gübre suni gübredir, yani birçok kimsenin vitamin dediği. Ancak sukkulentler genellikle yavaş büyüyen bitkiler olduğu için gübre seçerken azotu az, fosfor ve potasyumu çok gübre olmasına dikkat edin. Böyle bir gübre “çiçek açtırıcı vitamin” olarak çiçekçilerden temin edilebilir ve kullanma talimatına göre kullanılır. Dikkat etmeniz gereken şey kışın gübre verilmemesidir. İlkbaharda ilk büyüme belirtileri başlayınca gübreye başlayın. Ağustos sonu, Akdeniz’de Eylül sonu gübreyi kesin. Zira bitkiler kışın istirahate girdiğinde su vermeyeceğiniz için son sulamalarla topraktaki gübre kalıntıları da bitki tarafından alınacak, istirahat zamanında toprakta gübre kalmayacaktır. Sıcak bölgelerde Temmuz-Ağustos'ta gölgeleme yapılıp gübrey vermemek gerekir. Yoksa kullanılmayan gübre köklere zarar verir. Çiçekçiden gübre alırken içinde çinko, demir, bakır, bor , mangan vs. gibi “iz elementlerin” de bulunmasına dikkat edilmelidir.

NE ZAMAN SULAMALI: 

1. “SULASAM MI SULAMASAM MI” dediğiniz zaman sulamayın. 
2. Soğuk ve güneşsiz havalarda sulamayın. 
3. Suladığınızda bol su verin. 
4. Toprağın sadece üstü değil içi de kuruysa sulayın (1-2cm. altına bakın). 
5. Saksının altında tabak varsa sulamadan en çok yarım saat sonra tabağı boşaltın. 
Bu şartlara göre “ne kadar zamanda bir sulamalı?” sorusu da gereksiz oluyor.

SAKSILAMA: En iyi saksılama zamanı bitkinin istirahat ettiği zamandır. Yani Ocak-Şubat ve biraz da Temmuz-Ağustos. Hiçbir zaman fazla büyük saksıya almayın, bitkiye göre toprak fazla olacağından toprak geç kurur ve kökler zarar görebilir. Saksının dibine küçük çakıl taşları veya kiremit parçası koyarak suyun saksıda kalmamasını sağlayın. Saksıyı tamamen doldurmayın, üstten 0.5-1 cm boşluk kalmalıdır (su payı). Saksının altı muhakkak delik olmalıdır.

YAŞAYAN TAŞ BAKIMI (LİTHOPS)
Yaşayan taşlar (Lithops) Güney Afrika ve Namibya çöllerinin bitkileridir. Bakımları kaktüs bakımıyla oldukça paraleldir. 
Ayrıldığı Noktalar: İlkbaharda gübre (vitamin) verilir, yazın verilmez. Yani gübre vermeye Nisanda başlarsanız Mayıs sonu kesmelisiniz. Bir de kışın asla su verilmez. Sonbaharda çiçek açtıktan sonra Kasım-Aralık gibi bitkinin üzeri yamuşamaya başladığında sulama kesilir, İlkbaharda bitki üzerindeki yarıktan yeni bitki göründüğünde tekrar alıştıra alıştıra sulamaya başlanır, eski kısım iyice incelince suyu arttıtabilirsiniz.  Kışın bir defa su verirseniz bitki ölebilir. Yaşayan taşınız zamanla uzamaya başlarsa az güneş aldığının belirtisidir. Bitki yüzeyinde çatlamalar çok su ve az güneş belirtisidir. Gübreleme işi de sadece İlkbahar’da yapılır. Haziran’dan itibaren gübre vermeyin. Temmuz-Ağustosta biraz gölgeye alıp suyu azaltın. Lithops toprağı mineral ağırlıklı olmalıdır (yani daha az ya da sıfır torf).

CONOPHYTUM BAKIMI : Namibya çöllerinin bu ilginç ve güzel bitkilerinin bakımı Lithopslardan farklıdır. Conophytumlar yarı gölgeyi tercih ederler. Büyüme zamanları Sonbahar ve Kış ayları. Bunun için kışları biraz daha ılık isterler. Ilık ve güneşli hava periyodlarında biraz su büyümelerini destekler. İlkbahar'da uykuya dalarlar, Haziran sonuna kadar!! (soğuk yerlerde Temmuz). Bu uyku döneminde güzel ve sıcak havalarda yağmur suyu veya damacana suyu (kireçsiz) ile günde 1-2 kere su püskürtmek gerekir. Haziran'dan itibaren sulanabilir ama lütfen az su!!. Sonbaharda suyu arttırabilirsiniz. SONUÇ: Conophytum bakımı problemli değil ama ZORDUR !

Yukarıdaki tavsiyelere ne kadar uyarsanız bitkileriniz o kadar güzel olacak ve bol çiçek açacaktır. Hiç uymazsanız ne olur? Güzellikleri azalır, çiçek açmayabilir, bazı hassas kaktüsler ölebilir. Ölümleri azaltmak için bilhassa “NE ZAMAN SULAMALI” yı titizlikle uygulayın.

HASTALIKLAR

BİTLER: Yeşil, siyah ve unlu bitler mücadelesi en kolay olanlardır. Bilhassa bitkinin taze yerlerine yerleşip hızla çoğalırlar. Tedbir alınmazsa bitkiyi öldürebilirler. Bitkinin bitli bölgesini basınçlı suya tutarak bitleri uzaklaştırabilirsiniz. Ayrıca çiçekçilerden alacağınız “yaprak bitlerine karşı” ilaçları tarifine göre kullanabilirsiniz. Bit mücadelesinde 1 litre ilaçlı karışıma 1 çay kaşığı sivi deterjan karıştırın (çalkalamayın,köpürür), yoksa su itici olan bite ilaç tesir etmeyebilir.

Ancak kök bitleriyle mücadele daha zordur. Hasta bölge gözle görülmediğinden mücadelede geç kalabilirsiniz. Bitki İlkbaharda ve yazın bir gelişme gösteremiyorsa kök bitinden şüphelenmek gerekir. Bitki saksıdan çıkarılır. Kökte kirecimsi beyaz bölgeler varsa bunların içinde 1-3 mm büyüklüğünde bitler aranır, genellikle bir büyüteç kullanmak gerekebilir. Bunun mücadelesi bit ilacı katılmış suya bitkinin tamamını batırıp, birkaç dakika sonra tekrar almak. Eğer bir saksıda kök biti görmüşseniz, diğer saksıları da kontrol edin, zira bu bitler çok hızlı yayılır. 

KIRMIZI ÖRÜMCEK: Genellikle geç tesbit edilir ve bitki ölür. Onun için muhakkak güçlü bir büyüteç (4-8 misli büyüten) edinmelisiniz. Arasıra bitkilerinizi büyüteçle gözlemleyin. Örümceğe benzer, sarıdan kırmızıya kadar olabilen çok küçük yaratıklar görürseniz acilen mücadeleye başlamalısınız. Bunun için, üzerinde kırmızı örümceklere karşı kullanılabileceği yazılmış olan bir ilacı tarifine göre suyla inceltip bir hafta arayla en az 2 defa olmak üzere bitkinin her yerine püskürtün. Hasta bitkinin yakınındakileri de ilaçlamalısınız. Bilhassa yazın sıcak ve kurak havaları kırmızı örümcek çok sever. 

KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ: Kökler çeşitli sebeplerden çürüyebilir. Devamlı su içinde kalan kök muhakkak çürür. Ayrıca saksı değiştirirken kökler zarar görürse zedelenen yerden mantar sporları girebilir. Bunun için saksı değiştirince bitkiyi 1 hafta sulamayın. Bir başka sebep te bitkiyi soğuk havada sulamaktır. Kökü çürüyen bitkinin çürük kısmını kesip atın. Ancak kalan kısımda sarımsı, kahvemsi veya kırmızımsı leke kalmışsa , lekesiz yeri buluncaya kadar bitkiyi kesin. Bir hafta kadar kurumaya bırakın, sonra saksılayın ama bir ay kadar su vermeyin. Eğer kesilen bitki çok küçülmemişse köklenmesi için bir şansınız var demektir. 
KOLAY GELSİN !!

Kaktüs Ticaret, © Copyright 2014 Bu site içeriğindeki tüm materyaller, yazı, makale, görüntü, döküman, fotoğraf, resim, ses, işaret veya sair fikir ürünleri Telif Hakları ile ilgili yasal mevzuat uyarınca korunmakta olup, Kaktüs Ticaret'in yazılı izni olmadıkça kullanılamaz.
Alışveriş Sepetim (0)
MescoMedia